Bu sitedeki birkaç sunumu iyileştirmesini bir yapay zekâ ajanından istedim. Bir sürü değişiklik yaptı ama tekrar eden yerleşimler ve küçük yazılar istediğim sonuç değildi.
Tek bir derse odaklanıp diğerlerine geçmeden onu gözden geçirdiğimizde daha iyi ilerledik. Bölüm menüleri ve bu blog da benzer şekilde gelişti. Ajan kodu yazdı; ben kullandım, sorunları fark ettim ve sıradaki değişikliği istedim.
01Aynı anda fazla şeyi iyileştirmeye çalıştık
Ders sayfaları zaten vardı. İçeriği geliştirmek, yazıları büyütmek ve her derse yakışan çizimler eklemek istiyordum. Başta birkaç sunuma birden girdik. Sayfalar birbirine daha çok benzemeye başladı ama sonucu beğenmedim. Çok tekrar vardı, sanat azdı, bazı yazıları okumak hâlâ zordu.

Product Eye’a odaklandık; diğerlerine geçmeden tek bir sunumu bitirmemizi istedim. Önce birkaç slayt üzerinde çalıştık. Çizimleri, yazı boyutlarını, renkleri ve yerleşimi birlikte oturttuk. İçime sinen yönü bulunca o dersin tamamına uyguladık, gözden geçirdik, sonra diğerlerine taşıdık.
İlk isteğim fazla genişti. Ajan bir sürü değişiklik üretebiliyordu ama ben hepsini bir arada sağlıklı değerlendiremiyordum. Tek bir sunuma bakınca konuşacak somut şeylerimiz oldu: bu başlık küçük, bu yerleşim tekrar ediyor, bu çizim olmuş. İyi bir sonuçtan ne beklediğime karar vermek hâlâ benim işimdi.
02Tek bir iş: bölüm menüsünü düzeltmek
Sonra Product Eye’da daha küçük bir sorun fark ettim. Menüde bölümün adı vardı ama kaçıncı bölümde olduğum belli değildi. Ok kutunun dışına taşıyordu; sıradan seçim kutusu da sunuma yakışmıyordu. Üzerinde çalıştığımız isteğin özeti şöyleydi:
Sorun: Product Eye'da bölüm adı var ama kaçıncı bölümde olduğum belli değil. Ok kutunun dışına taşıyor.
Değişiklik: Bölüm numarası, adı, slayt aralığı ve bölüm içindeki konum görünsün. Ok kutunun içinde kalsın.
Koru: Çizimler ve okunur yazı boyutları.
Kontrol: Menüyü aç, bölüm değiştir, klavyeyle kullan. Diğer derslere uygulamadan önce telefonda ve bilgisayarda dene.Yeni menüde bölüm numarası ve adı, slayt aralıkları ve bölüm içinde nerede olduğum görünüyordu. Bölüm değiştirmeyi, klavyeyle kullanmayı ve telefondaki görünümü kontrol ettik. Çalışınca diğer derslerde de aynı sorun var mı diye sordum. Vardı. Bunun üzerine menüyü ortak bir bileşene taşıdık. Artık her dersin menüsünü ayrı ayrı değiştirmek yerine, ortak menüde yaptığımız düzeltmeyi o derslere de taşıyabiliyorduk.
Önce bir derste çözdük, kullandık, sonra diğerlerine uyguladık.
Nasıl kodlayacağını ajan seçti. Ben sorunu, istediğim sonucu ve nelerin korunması gerektiğini anlattım. Böylece işi büyütmeden önce neye bakıp karar vereceğimiz belliydi.
03Testin kaçırdığını gözüm yakaladı
Slaytlarda yerleşim kontrollerinin sınırını da gördük. Bir sayfa ekrana sığıyor olabilir ama yine de okunmayabilir. Karşılaştırma slaydındaki bir satırın ilk kelimeleri çizimdeki elin üzerine geliyordu. Sayfaya bakarken fark ettim ve yazıyı taşımamızı istedim.
Sayfa ekrana sığıyor
Ekranın dışına taşan bir şey yok.
Peki okuyabiliyor muyum?
Ama kelimeler çizimdeki elin üzerine geliyor.

Bazı slaytlarda da girişteki metinle alttaki maddelerin arası fazla açıktı. Teknik olarak taşan bir şey yoktu. Ama dersi takip eden biri için yerleşim iyi değildi. Sayfa sayfa bakıp yazıların yerlerini düzelttik.
Blogda da aynı dikkate ihtiyaç duyduk. İlk çizimler renklerle uyumluydu ama benim yerime genel bir kadın karakter vardı. Kendi illüstrasyonum olsun istedim. Abonelik kutusunun renklerini daha okunur hâle getirdik, metinleri benim söyleyeceğim gibi yazmaya çalıştık. Yayın sıklığını da ayda bir olarak düzelttim; doğrulama e-postasına ve ses kaydına kadar.
Testler, tarif ettiğimiz bir davranışı kontrol etmeye yardımcı oluyor. Ürünü kullanmaksa tarif etmeyi hiç düşünmediğimiz sorunları gösteriyor. Ajandan test etmesini ve kendi işini gözden geçirmesini istiyorum, sonra ben de kullanıyorum.
04Bu blog nasıl ortaya çıktı?
Blog birkaç ayrı kararla gelişti. Önce ilk yazının okunur bir yerleşimi ve bölüm menüsü oldu. İngilizce ve Türkçe metinleri hazırladık, ses kaydını ekledik, ardından yorumlara ve aboneliğe çalıştık. Bunları gözden geçirirken yeni değişiklikler çıktı. Eski A2SV yazılarını mevcut adreslerinde tutup bu blogun ana sayfasından çıkarmak da bunlardan biriydi.

Yorumlarda, ekranda bitmiş görünen bir şeyle çalışan bir özellik arasındaki fark iyice belirginleşti. Yorum yazdık, kod istedik, yanlış kodu denedik, doğru kodla doğruladık ve yorumun görünmesine baktık. Yanıtları kontrol ettik. Yorum yazanın haberi olmadan e-posta listesine eklenmediğinden emin olduk. Abone olmayı ve abonelikten çıkmayı da ayrıca denedik.
Bunları gerçek e-posta göndermeden, yerel bir test kutusuyla yaptık. Sadece kaynak dosyaları sunan geliştirme sunucusunda çalışmasına güvenmeyip Netlify için hazırlanan sürümü de kontrol ettik. Bu satırları yazarken bu düzenleme hâlâ yerel incelemede. Kontrollerin geçmesiyle yayına çıkması aynı şey değil.
Küçük bir değişiklikten sonra o davranışı kontrol ediyorum. Canlıya çıkmadan önceyse desteklediğimiz cihazlarda ve dillerde ana akışlara bakıyorum. İkincil bir iyileştirme bekleyebilir. Kullanıcının asıl yapmak istediği iş bozuksa bekleyemeyiz.
05Bir sonraki projeye neyi taşırım?
Başlamadan önce şu üç şeyi yazardım:
- Gerçekte ne fark ettim? Bizde bölüm adı vardı ama bölüm içindeki konum belli değildi.
- Kullanıcı ne yapabilmeli? Nerede olduğunu görmeli ve başka bir bölüme geçebilmeli.
- Nasıl kontrol edeceğim? Menüyü açıp bölüm değiştirerek, hem telefonda hem bilgisayarda deneyerek.
Sonra ajana o işi verirdim. İlgili testleri ve kendi işini gözden geçirmesini ister, yenisini istemeden önce sonucu kullanırdım. Bu sitede her zaman böyle çalışmadık. Aynı anda fazla şeye dağıldığımız zamanlar da oldu. Artık bu yolu tercih etmemin bir nedeni de o deneyimler.
Ayda bir burada böyle kararları ve deneyimleri yazacağım. Bir sonraki değişikliğinde bu şekilde çalışmayı denersen nasıl gittiğini merak ederim.

Yorumlar yükleniyor…